ÇÖLYAK AŞISI MI ÇIKACAK?

Günümüzde çölyak hastaları için tek tedavi glütensiz beslenmedir. Beslenme ve diyetetik alanında olan yeni gelişmelerde hastalar için glütensiz beslenmeyi fazlaca kolaylaştırmaktadır. Ancak bazı hastalar için glütensiz beslenme gerçeğine tutunmak günden güne daha zor olmaya başlamaktadır. Bu yüzden Çölyak tedavisinde; araştırmacılar farklı tedavi arayışına girmektedir. Bu tedavi yöntemlerinden biri de henüz araştırma safhasında olan Çölyak aşısıdır Çölyak aşısı immünoterapinin farklı bir türüdür. Yani bireyin kendi immün (bağışıklık) sistemini kullanarak hastalığın tedavi edilmesini veya önlenmesini sağlamaktadır. Aşı; yeni bir tür olan tedavi edici aşılar sınıfına girmektedir. Çölyak hastası olan yada HLA-DQ2.5 pozitif olan hastalara uygulanması beklenmektedir. Bu aşı genel olarak glütenin etkisinden çölyak geni olan HLA-DQ2.5’in korunması üzerine tasarlanmaktadır. Aşı muhteviyatında; büyük glüten proteininin 3’lü peptit kısmı vardır. Bu protein; Çölyak hastalığında çeşitli semptomlara ve bağlarırsak harabiyetine neden olan T-hücre reaksiyonuna yol açmaktadır. T-hücreleri düzgüsel durumda hastalığa karşı harpan hücrelerdir. Fakat Çölyak hastalığında glüten peptitleri vücutta tespit edilmiş olduğu anda ters şekilde çalışarak vücuda karşı savaşa geçmektedir. Çölyak aşısı üzerine yapılan çalışmada.38 glütensiz beslenen katılımcının bir kısmına haftada 2 gün aşı uygulanmaktadır. Diğer bir kısmına ise; aşı benzeri placebo uygulanmaktadır. İlk doz uygulandığında T-hücreleri aktive olmaktadır. Fakat tedavi sonlanmış oldurıldığında vücuda zarar veren T-hücrelerinin aşı ile aktive olmadığı gözlemlenmektedir. Bu hastalar glüten ile beslendiğinde T-hücreleri aktive olmayarak vücuda zarar vermemektedir. Bununla beraber; meydana getirilen biyopsiler sonucunda aşının bağlarırsağa zarar vermediği tespit edilmektedir. Bu çalışmanın sonucunda; ilk kez glüten proteini kullanılarak bireyin kendi immünitesinin tetiklenmesi sağlanmaktadır. Bu sayede ferdin kendi vücut hücrelerine saldırılmasının önüne geçilmektedir. Aşı; vücuttaki komplikasyonlara yol açan, bağlarırsak harabiyetine götürmüş olan ilgili immün sistem bölümünü hedef almakta, immün sistemin diğer bölümlerini etkilememektedir.Bu da diğer hastalıklardaki immünoterapi tedavisinden farklı olarak tüm immün sistemin baskılanmamasını sağlamaktadır. Hastalıklara karşı bağışıklığı düşürmemektedir. Aşı faz 1b aşamasını başarıyla tamamlamakta önümüzdeki yıl faz 2 aşamasına daha çok katılımcı ile geçmesi hedeflenmektedir. Ancak aşıların piyasaya sürülmesi için faz 3’ü bitirmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda aşının piyasaya çıkışı yakın bir gelecekte görünmemektedir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*